Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas
<p><strong>Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi'ne hoş geldiniz.</strong></p> <p>İlginiz ve anlayışınız için teşekkür ederiz.</p> <p><strong>Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi </strong>(EJAS) İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından yayınlanan hakemli bir dergidir. Dergide; Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri ile ilgili makaleler değerlendirilmektedir. Bu dergi, açık erişimli, uluslararası, çift kör hakemli bir dergidir. Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Türkçe ve İngilizce dillerinde açık erişim olarak yayınlanmaktadır. Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi 7 Ocak 2022 tarihinden itibaren, kabul edilen makalelere DOI numarası verilmeye başlanmıştır. </p>IEDSRtr-TREuroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences2667-6702Effects of Basal Fertilizer Forms, Nitrogen Sources and Nitrogen Doses on Wet Gluten Content and Hectoliter Weight of Bread Wheat under Rain-fed and Irrigated Conditions
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/622
<p>Nitrogen fertilization plays a critical role in determining both yield and technological quality of bread wheat. This study aimed to evaluate the effects of different basal fertilizer forms, nitrogen sources, and nitrogen doses on wet gluten content and hectoliter weight of bread wheat. The experiment was conducted during the 2021–2022 growing season in Diyarbakır, Türkiye under rain-fed and irrigated conditions using a randomized complete block design with four replications. Three different basal fertilizer forms (13-25-5, 18-46-0 and 20-20-0) were applied at sowing, while nitrate and urea were used as top-dressing nitrogen sources at two nitrogen levels (120 and 170 kg ha⁻¹). The results showed that fertilizer applications significantly affected wet gluten content and hectoliter weight under both environmental conditions. The highest wet gluten values were obtained from the @13-25-5 + Urea2 treatment under rain-fed conditions and from the @13-25-5 + Nitrate2 treatment under irrigated conditions. Conversely, the lowest wet gluten values were observed in the @20-20-0 + Nitrate1 treatment. Hectoliter weight was also significantly influenced by fertilizer treatments, with the highest values obtained from the @18-46-0 + Urea1 application under rain-fed conditions and from the @20-20-0 + Urea1 treatment under irrigated conditions. The results indicate that both nitrogen form and nitrogen dose play an important role in improving wheat grain quality parameters. Appropriate combinations of basal fertilizer and nitrogen source may enhance technological quality traits of bread wheat under different conditions.</p>Ferhat KIZILGEÇİNihan TAZEBAY ASANUfuk ASANSeval ELİŞMehmet YILDIRIM
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-032026-06-0313216617410.5281/zenodo.20515147Pozitif Tamsayıların Toplamlarında Ortak Bölen Yapısı Üzerine Bir İnceleme
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/621
<p>Bu çalışmada, Beal varsayımı bağlamında genellikle ikincil görülen düşük üs durumları, özellikle 1 ve 2 üsleri, aritmetik diziler ve pozitif tamsayıların yapısal özellikleri çerçevesinde yeniden ele alınmaktadır. Pozitif tamsayıların aritmetik dizi toplamları olarak ifade edilebilirliği, bu temsillerin ortak bölen yapılarıyla olan ilişkisi üzerinden incelenmekte ve klasik diofantin denklemlerle bağlantısı ortaya konulmaktadır. Çalışmada geliştirilen yaklaşım, sayıların aritmetik diziler aracılığıyla sahip olabileceği toplamsal temsillerin varlığını ve çeşitliliğini temel almakta; bu temsillerin hangi durumlarda anlamlı yapısal bilgiler sunduğunu tartışmaktadır. Elde edilen sonuçlar, Beal varsayımı ve Fermat’ın son teoremi ile tutarlı olup, bu problemlere yönelik yeni bir ispat iddiası içermeden, söz konusu denklemlerin aritmetik dizi perspektifinden daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.</p>Ferit GÜRBÜZ
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-032026-06-0313217518610.5281/zenodo.20515191Petrokimyasal ve Üretilmiş Suların Elektrokimyasal Arıtımında Matris Bağımlılığı, Mekanizma Kaymaları ve Hibrit Sistem Yaklaşımları
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/627
<p class="prg" style="text-indent: 0cm;">Petrokimyasal ve üretilmiş suların elektrokimyasal yöntemlerle arıtılabilirliğini yalnızca giderim verimleri üzerinden değil, matris etkileri, reaksiyon mekanizmaları ve sistem tasarımı bağlamında ele alan eleştirel bir literatür değerlendirmesi sunan bu çalışmada; makale arama motorlarında gerçekleştirilen tarama sonucunda belirlenen kriterlere uygun 26 çalışma detaylı olarak analiz edilmiştir. Saptanan literatür bulguları, elektrooksidasyon (EO) ve elektro-Fenton (EF) proseslerinin yüksek KOİ giderim potansiyeline sahip olduğunu, ancak bu performansın büyük ölçüde atıksu matrisine bağlı olarak değiştiğini göstermektedir. Özellikle yüksek tuzluluk ve klorür içeren sistemlerde oksidasyon mekanizması hidroksil radikali (•OH) temelli reaksiyonlardan aktif klor türlerinin baskın olduğu rejimlere kaymakta; bu durum toksik yan ürün oluşumu ve eksik mineralizasyon açısından önemli riskler doğurmaktadır. Elektrokoagülasyon (EC) ise yağ, askıda katı madde ve kolloidal kirleticilerin gideriminde etkili olmakla birlikte, çözünmüş ve refrakter organiklerin parçalanmasında sınırlı kalmaktadır. İncelenen çalışmalar, tekil elektrokimyasal proseslerin kompleks petrokimyasal ve üretilmiş su matrisleri için doğrudan genellenebilir bir çözüm sunmadığını göstermektedir. Buna karşılık biyolojik, adsorptif ve fiziksel süreçlerle desteklenen hibrit sistemler, giderim verimi ve süreç kararlılığı açısından daha güçlü sonuçlar üretmektedir. Bununla birlikte bu sistemlerin başarısı da elektrot malzemesi, reaktör tasarımı ve işletme parametrelerine bağlıdır. Dolayısıyla elektrokimyasal arıtmanın geleceği, matris özelliklerini dikkate alan, enerji tüketimini ve yan ürün riskini kontrol eden, farklı prosesleri tamamlayıcı biçimde birleştiren entegre sistem mimarilerinin geliştirilmesine bağlıdır.</p> <p class="prg" style="text-indent: 0cm;"> </p> <p class="prg" style="text-indent: 0cm;"> </p>Turan HAJİLİRecep BONCUKCUOGLUAlper Erdem YILMAZ
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-032026-06-0313218720710.5281/zenodo.20515814Reasons For Childhood Vaccination Refusal Among Parents Visiting Family Health Centers
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/630
<p>Immunization is a vital primary healthcare service to prevent infants and children from infectious diseases. Identifying the reasons for vaccine rejection is a critical step in public health. This study aims to determine the perspectives and potential reasons for vaccine refusal among parents with children aged 0-14 years visiting Family Health Centers in Yenişehir, Diyarbakır. Cross-sectional descriptive study. The study was conducted with 260 parents between April and October 2019. Data were collected via a structured questionnaire covering sociodemographic characteristics and vaccine attitudes. It was found that 90.4% of participants vaccinated their children regularly. Main reasons for potential refusal included harmful substances (34.2%), perceived lack of necessity (23%), and fear of future illness (36.1%). Significant differences were observed regarding education levels and concerns about vaccine content (p<0.001). Vaccine refusal is a growing concern, and education is the most important measure. Coordinated training sessions in primary care are essential.</p>Halil İbrahim ÜNSALAhmet YILMAZ
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-122026-06-1213220821310.5281/zenodo.20663299Comparative Theoretıcal Investigation of the Spectroscopic Properties of Some Food-Derived Phenolic Drug-Candidate Compounds
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/631
<p class="p1">Food-derived bioactive compounds are among the important molecules in both functional food technologies and drug development research due to their antioxidant and various biological activities. Spectroscopic methods provide valuable information for understanding the structural properties and biological potential of these compounds. However, the time- and cost-intensive nature of experimental studies has increased the use of theoretical approaches as preliminary evaluation tools. In this study, the spectroscopic properties of food-derived bioactive drug-candidate compounds were theoretically investigated, and the relationships between molecular structure and spectroscopic behavior were comparatively evaluated. Curcumin, Quercetin, Resveratrol, and Catechin were selected as model molecules. The compounds were compared in terms of the number of phenolic hydroxyl groups, the presence of carbonyl functionalities, and the degree of conjugation. In UV–Vis evaluations, π→π* and n→π* electronic transitions were considered; in FTIR evaluations, O–H, C=O, and aromatic C=C vibrations were examined; and in Raman evaluations, aromatic ring systems and conjugated bond structures were taken into account. The theoretical assessments indicated that differences in the degree of conjugation may influence UV–Vis absorption behavior, hydroxyl and carbonyl groups may cause characteristic changes in FTIR spectra, and aromatic systems may exert significant effects on Raman vibrational features. Furthermore, structural characteristics such as the number of hydroxyl groups, aromaticity, and conjugation level were interpreted as being potentially related not only to spectroscopic behavior but also to electron-transfer processes and antioxidant properties. In conclusion, the comparative theoretical investigation conducted in this study demonstrated that UV–Vis, FTIR, and Raman-based approaches can provide useful information for the preliminary characterization of food-derived bioactive drug-candidate compounds. The findings obtained may contribute to the planning of future experimental studies and to more comprehensive investigations of structure–spectroscopy–biological activity relationships.</p> <p> </p> <p> </p>Mehmet Can DAL
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-122026-06-1213221422310.5281/zenodo.20664074Effects of Humic Acid and Gibberellic Acid Applications on Germination and Early Seedling Development in Lentil (Lens culinaris Medik.)
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/632
<p class="p1">Seed germination and early seedling development are critical indicators for plant density, thereby higher yield in lentil, particularly in semi-arid regions. The experiment was carried out to evaluate how priming treatments with humic acid (HA) and gibberellic acid (GA<sub>3</sub>) influence seed germination behavior and the early stages of seedling development under controlled conditions. The experiment included two concentrations of HA and GA<sub>3</sub> over control. Significant differences were observed among treatments for germination percentage, mean germination time, germination index, germination uniformity, germination energy and root length (p<0.01). The GA2 (100 <strong>mg L⁻¹</strong> GA<sub>3</sub>), treatment produced the highest germination percentage (97.5%) and shortest germination time (1.037 days). Although GA2 improved germination percentage and root elongation, the shortest mean germination time was observed in the control treatment. The shortest germination time (1.037 days) was determined in control. GA treatments also promoted root elongation (up to 6.30 cm) that indicates enhanced early radicle development. In contrast, the higher HA resulted in the lowest germination percentage (75.0%) and reduced germination uniformity, suggesting an inhibitory effect at elevated concentrations. There were no statistically significant differences among the treatments in terms of biomass parameters. In addition, gibberellic acid applications did not increase seedling vigor index values. Overall, gibberellic acid improved several germination-related traits, particularly germination percentage and root elongation, whereas humic acid required careful dosage adjustment to avoid negative effects on early growth.</p> <p> </p>Zeki ERDENMurat Fatih GÜVEN
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-122026-06-1213222423210.5281/zenodo.20664399Afet Yönetiminde Coğrafi Yapay Zekâ (GeoAI) Uygulamalarının Bibliyometrik Analizi: Küresel Eğilimler ve Araştırma Ağları
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/634
<p>Bu çalışmanın amacı, afet yönetiminde Coğrafi Yapay Zekâ (GeoAI) kullanımına ilişkin akademik literatürün yapısını, gelişim eğilimlerini ve araştırma ağlarını bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektir. Araştırma kapsamında Web of Science veri tabanında taranan ve GeoAI ile afet yönetimi konularını birlikte ele alan toplam 203 yayın değerlendirilmiştir. Veriler VOSviewer yazılımı kullanılarak analiz edilmiş; yayınların yıllara göre dağılımı, anahtar kelime yapıları, ülke ve kurum iş birlikleri, yazar ağları, atıf ilişkileri, ortak atıf yapıları ve bibliyografik eşleşmeler incelenmiştir. Bulgular, GeoAI ve afet yönetimi alanındaki yayın sayılarının özellikle 2022 yılından sonra hızla arttığını göstermektedir. Anahtar kelime analizleri, literatürün büyük ölçüde GeoAI, uzaktan algılama, derin öğrenme ve makine öğrenmesi kavramları etrafında şekillendiğini ortaya koymuştur. Ülke analizlerinde Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’in araştırma üretimi ve akademik etki açısından öne çıktığı belirlenmiştir. Atıf ve ortak atıf analizleri ise coğrafi bilgi sistemleri, uzaktan algılama ve yapay zekâ temelli çalışmaların alanın temel bilgi altyapısını oluşturduğunu göstermiştir. Sonuçlar, GeoAI teknolojilerinin afet yönetiminde giderek daha stratejik bir rol üstlendiğini ve alanın disiplinler arası bir araştırma yapısı içerisinde geliştiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, GeoAI ve afet yönetimi literatürünün mevcut durumunu sistematik biçimde değerlendirerek gelecekteki araştırmalara yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.</p>Doğa GÖZKAMAN Mehmet Ali YÜCEL Serpil ATEŞ AYDAR
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-122026-06-1213223325010.5281/zenodo.20665261Farklı Dozlarda Uygulanan Üre ve Pirinanın Nohut (Cicer arietinum L.) Samanının Yem Kalite Özellikleri Üzerine Etkisi
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/629
<p>Bu çalışma, farklı dozlarda uygulanan üre ve pirinanın ‘Aras’ nohut (<em>Cicer arietinum L.</em>) çeşidinin kaba yem kalite özellikleri ve sindirilebilirlik düzeyleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Tarla ve laboratuvar aşamaları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde gerçekleştirilen araştırma, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada organik materyal olarak 2 farklı pirina dozu (150 ve 300 kg/da) ile inorganik azot kaynağı olarak 6 farklı üre dozu (kontrol, 1, 2, 4, 6 ve 8 kg/da) kullanılmıştır. Çalışmada hasat edilen bitkilerde Ham Protein (HPO), Nötral Deterjan Fiber (NDF), Asit Deterjan Fiber (ADF), Asit Deterjan Lignin (ADL), Sindirilebilir Kuru Madde (SKM), Kuru Madde Alım (KMA) oranları ve Nispi Yem Değeri (NYD) incelenmiştir. Varyans analizi sonuçlarına göre; artan üre ve pirina dozlarının HPO, NDF, ADF, ADL, KMA ve NYD üzerine etkileri ve interaksiyonlar istatistiksel olarak önemli (p>0.05) bulunmamıştır. Ancak SKM oranı için pirina uygulamaları arasındaki fark p<0.01 düzeyinde önemli çıkmış ve en yüksek değer (%88.47) 300 kg pirina uygulamasından elde edilmiştir. Bir baklagil olan nohut bitkisinin biyolojik azot fiksasyonu yeteneği sayesinde ekstra azot verilmeyen kontrol parsellerinde dahi yüksek oranda (%14.78) HPO saptanmıştır. Tüm uygulamalarda kaba yemin NYD değerleri 162.08 ile 176.18 arasında seyrederek birinci sınıf (prime kalite) yem kategorisinde yer almıştır. Sonuç olarak, 'Aras' nohut çeşidi ile kaliteli kaba yem üretiminde, çevresel ve ekonomik açıdan maliyetli kimyasal (üre) gübrelemeye ihtiyaç duyulmadığı, organik toprak düzenleyicilerle (pirina) yüksek kalitede üretim yapılabileceği söylenebilir.</p>Ömer Süha USLUZekeriya KARAAlihan ÇOKKIZGINCengiz YÜRÜRDURMAZMustafa KAYA
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-122026-06-1213225125710.5281/zenodo.20665951Kahramanmaraş Ekolojisinde İleri Kademe Buğday Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurlarının Çok Değişkenli İstatistiksel Yöntemlerle (PCA) İncelenmesi
https://euroasiajournal.org/index.php/ejas/article/view/636
<p>Bu araştırmada, 50 farklı ileri kademe buğday genotipinin (1-50 arası hat/çeşitler) Kahramanmaraş geçit kuşağı ekolojisinde tane verimi ve verime etkili bazı tarımsal özellikleri incelenmiş, özellikler ile genotipler arasındaki ilişkiler Temel Bileşenler Analizi (PCA) ve korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda incelenen genotiplerin bitki boyu 83.00-107.66 cm, başak uzunluğu 8.12-12.66 cm, başakçık sayısı 16.20-22.40 adet, başakta tane sayısı 26.80-66.40 adet, başakta tane ağırlığı 1.07-2.78 g ve ortalama tane verimi 395.36-598.90 kg/da arasında değişim göstermiştir. Korelasyon analizleri, tane verimi ile bitki boyu (r=0.340) arasında pozitif ve istatiksel olarak önemli bir ilişki olduğunu; buna karşılık tane verimi ile başakta başakçık sayısı (r=-0.316) arasında negatif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştur. Temel Bileşenler Analizi (PCA) sonucunda varyansın %66.19'u ilk iki temel bileşen tarafından açıklanmıştır. Toplam varyansın %44.12'sini açıklayan 1. Temel Bileşen (F1) "Başak Özellikleri", %22.08'ini açıklayan 2. Temel Bileşen (F2) ise "Birim Alan Verimi ve Bitki Boyu" ekseni olarak tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda; başak büyüklüğü bakımından 9, 8 ve 2 numaralı hatlar üstünlük sağlarken, birim alan maksimum tane verimi bakımından 43, 30, 32 ve 39 numaralı genotiplerin ön plana çıktığı tespit edilmiştir. İklim stresinin yaşandığı geçit kuşağında optimum verim için başak iriliği ile vejetatif gelişim arasında bir denge (trade-off) kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>Alihan ÇOKKIZGIN Mikail CEYHAN Cengiz YÜRÜRDURMAZ Zekeriya KARA
Telif Hakkı (c) 2026 Euroasia Matematik, Mühendislik, Doğa ve Tıp Bilimleri Dergisi Medical Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2026-06-142026-06-1413225826710.5281/zenodo.20666836